Zafer Akcay (Izmir)
30.01.1963 Ankara doğumluyum. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. 1989 yılından beri TRT’de spiker ve idareci olarak da görev yapmaktayım. Bu süre içinde çeşitli üniversitelerde “Etkin konuşma, sunuculuk ve Türkçe” dersleri verdim. Bu konuda Türkiye’deki bir boşluğu doldurma gayretim hep devam etti ve edecek.
Gelelim motor serüvenime. Küçüklüğümden beri, bir motor sahibi olmak hepiniz gibi benim de düşlerimi süsledi. Ama ailenin tek erkek çocuğu olmam dolayısıyla bir türlü gereken izni alamadım. Bu yüzden, kiralama ve arkadaş motorunu kullanma yöntemlerini benimsedim. 2000 yılında hayatımın en doğru kararlarından birini vererek İzmir’e tayin oldum. Gelir gelmez de ilk motorumu aldım. O günden bugüne kadar da yılda 365 gün motor üstünde olmaya çalışıyorum.
Gerek eski tecrübelerim, gerekse birlikte motor sürdüğüm arkadaşlarımın katkılarıyla, kendi çapımda çok iyi motor süren biri olduğumu düşündüğüm yıllardı bunlar. Gruplarla çıktığımız gezilerde en hızlı ve en düzgün motor kullananların başında geliyordum. Hatta kendi keşfettiğim yöntemleri arkadaşlarımla paylaşmaktan da çekinmiyordum.
OMM ile tanışmam 2004 yılına rastlıyor. Böyle bir eğitim olduğunu duyduğumda “çok güzel, ama bana göre değil. Ben zaten çok iyi motor kullanıyorum, acemi arkadaşlarımızın mutlaka bu eğitime gitmesi gerekir.” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Aynı yıl yakın çevremden bu eğitime katılan arkadaşlarımla neyin nasıl yapıldığı tartışmalarına giriyor ve kafamda birçok soru işaretiyle motor sürmeye devam ediyordum. Tabi bu sırada duyduğum teknikleri de yavaş yavaş uygulamaya başlamıştım. İşte o andan itibaren bir yerlerde yanlış yaptığımı fark ettim ve eğitim olayını daha dikkatli araştırmaya başladım. Karar vermem çok uzun sürmedi: Bu eğitimlere katılmalıydım.
Önce teori, sonra kontrol eğitimlerini geçtim. Burada beni en çok zorlayan şey, her eğitim için ayrı ayrı zamanlarda İstanbul’a gitmek gerektiğiydi. Her eğitimin bana çok şey kattığını bildiğimden, işimden izin almak ve ailevi durumları ayarlamak için, çok özel çabalar sarf ediyordum, ama buna değiyordu. İki günlük Yol eğitimini de başarıyla tamamladıktan sonra, hedefte IAM testi vardı. O sırada şansımın ve Uğur Ertekin dostumun özel çabasıyla, girdiğim yol eğitiminden 3 gün sonra gerçekleşecek olan IAM testine davet edildim. Sanıyorum Türkiye’de bu süreci en hızlı geçen kişi ben olacaktım. Ama bunun olması için testi başarıyla geçmeliydim. İki yıl önce bir kere geçtiğim ve çok zor olduğunu hatırladığım bir yolda, Jon Taylor gibi bir ustanın önünde hatasız motor sürmenin düşüncesi bile uykularımı kaçırmaya yetiyordu. Ama yeterli istek, azim, çalışma ve dikkat bu testi ilk girişimde geçmemi sağladı.
05.05.2005 yılından sonra sistemi her şartta ve motorda denemem gerektiğini düşündüğümden, motor değiştirme serüvenim başladı. Neredeyse ayda bir motor değiştirerek bu konuda kırılması zor bir rekora imza attığımı düşünüyorum. Baştaki düşüncemin ne kadar doğru olduğunu, sırasıyla denediğim motorlarda kendime kanıtlamıştım. Her motorun kendine özgü karakteri ve sürüş incelikleri vardı. Bunları bilmek, diğer kullanıcılara yardım etmemi de kolaylaştırmıştı.
Bu arada Uğur ile birlikte OMM-İzmir grubunu kurma çabalarımıza da hız vermiştik. Son olarak İstanbul’da Paolo Volpara ile yaptığımız toplantının sonunda bu amacımıza da ulaşmış olduk. Artık eğitim, yaşadığımız şehir olan İzmir’e daha da yakınlaşmıştı. O günden bugüne kadar da çevremizdeki tüm arkadaş ve tanıdıklarımızın eğitim alması için elimizden geleni yapmaya çalıştık.
400bin kilometrenin üzerinde bir sürüş tecrübesi ve satın alıp kullandığım onlarca değişik motosikletle edindiğim bilgi ile OMM içinde çalışmaya devam ediyorum. Bu güne kadar Çeşitli Üniversitelerde “Etkin konuşma, sunuculuk ve Türkçe” dersleri verdiğimden bahsetmiştim. İnsanlara bir şeyler öğretmenin hazzını uzun süredir yaşamaktayım. Mesleğimle ilgili böyle bir çalışmanın içindeyken bunun yanında birinci dereceden hobim olan motosiklet kullanımı konusunda da çalışma yapabilme düşüncesi beni heyecanlandırmaya yetiyor.
Ana dilimiz olan Türkçe üzerindeki hâkimiyetim ve eğitim konusundaki deneyimim, CAT eğitimi ve sınavı konusunda beni cesaretlendiren öğeler.
Kolay kazanılan şeylerin yeterince değerli olmayacağını bildiğimden, kendimi hep zora alıştırıyorum. Şimdiden derslerimi çalışmaya başladım 14 yaşındaki oğlumla beraber çalışma odasına kapanıp karşılıklı derslerimizi çalışıyoruz. Önümde gerçekten ulaşmak istediğim bir hedef var. Bunun için fedakârlıkta bulunmak zaten insanın doğasında olan bir şey. O yüzden, yaşayacaklarımız için gerekenleri fedakarlık olarak değil, gönüllü zorunluluk olarak görüyorum. Karşılığında maddi olarak hiçbir beklentisi olmayan, amaçları sadece bize ve dolayısıyla Türkiye’deki motosiklet sürücülerine yardımcı olmak olan Paolo Volpara ve ekibine bize katacakları her şey için şimdiden teşekkür ederim.
Evet çok çalışmamız, çok yorulmamız, çok zaman harcamamız gerekiyor. Bildiklerimizi tekrar gözden geçirmemiz, onların üstüne yenilerini eklememiz; bir diğer değişle kendimizi aşmamız gerekiyor. İlk bakışta çok zor olarak görülen bu süreç, birlikte olacağımız arkadaşlarımızla kuracağımız iletişim ve etkileşimle çok zevkli bir hale dönüşecektir diye düşünüyorum.
Geçen gün bir televizyon programına konuk olmuş, Türkiye’deki motosiklet eğitiminin Volpara ve OMM’den önce ve sonra olarak ikiye ayrılması gerektiğini söylemiştim. Bunun için de milat olarak 1999 yılını göstermiştim. Son derece içten bir söylemdi bu. OMM bir dernek, bu bakımdan da bence diğer tüm eğitim kuruluşlarında ayrılıyor. Yanına bir de EMOK eklenebilir tabi ama EMOK’un eğitim programının da tabanında OMM var zaten. Kâr amacı gütmeyen böyle bir dermeğin içinde olmak gurur verici.
TRT’de çalıştığım işten emekli olabilmem için daha 5 yılım var. Dolayısıyla bu 5 yıllık süreçte tüm eğitimlerde OMM adına çalışmak benim için gerçekçi hedef. Tabii ki bu yolda ilerlerken, gelecekte yasal olarak geçerlilik kazanacağını tahmin ettiğim İleri ve Güvenli Sürüş Akademileri için de çalışmalar yapabilirim. Ama Türkiye’de olması gereken kanunların ne kadar zamanda olgunlaştığını ve çıkarıldığını bilen biri olarak, o günleri görüp göremeyeceğimden de emin değilim. Yine de hazırlıklı olup bu oluşumun içinde yer almak istiyorum. Bunun OMM ve eğitmenleri öncülüğünde gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü OMM bunu hak ediyor.
Bahsettiğim 5 yıllık sürecin içinde aynı zamanda oğlum Utku da var. Bu zaman diliminde o da kendi ayakları üzerinde durabilecek yaşa geleceğinden, ben isteklerime daha çok zaman ayırabileceğim.
Bu konudaki düşüncelerimi şöyle özetleyebilirim. Sadece oğlumu ve ailemi düşündüğüm zaman bile OMM’ye borçlu olduğumu hissediyorum. Yukarıda belirttiğim gibi son derece hızlı, riskli ve eğitimsiz bir sürüşe sahip benim gibi birinin kaza yapmama olasılığı çok azdır. Evet kaza yapmadım, ama bunu, çok şanslı olmama bağlıyorum. OMM ile tanışmasaydım, ben de bugüne gelene kadar tatsız sonla karşılaşmış olabilirdim. Benim kadar şanslı olmayan diğer motosiklet sürücülerine yardımcı olabilmek adına elimden geldiğince OMM çatısı içinde kalmaya devam edeceğim.
|